Ceyda Düvenci’nin konuğu Gülseren Budayıcıoğlu: Ben çalışma hastasıyım

admin

Ceyda Düvenci’nin sunumuyla NTV ekranlarında izleyiciyle buluşan “Bambaşka Sohbetler” programının konuğu Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu oldu. Gülseren Budayıcıoğlu kalbiyle ilgili olarak geçirdiği rahatsızlığı şöyle anlattı:

“İyiyim. Kalbimle ilgili bir sorun oldu ama geçirdim onu. Herkesin hayatında bir sorun oluyor, kötü etkiliyor olabiliyor ama çok şükür atlattım onları. Daha iyiyim, daha rahatım. Ben çalışma hastasıyım yani çalışmak bir şeyler üretmek benim için hayatın anlamı haline geldi. Şimdi yine elimden geldiği kadarıyla bir şeyler üreteyim, topluma faydalı olabileyim, güzel mesajlar verebileyim uğraşıp duruyorum.”

Ceyda Düvenci’nin “Hazır siz buradayken ve sizin oyuncunuz olmuşken bunu konuşmak isterim. Sakla Beni Filiz karakterinden başlayalım isterseniz.” sözlerine karşılık Gülseren Budayıcıoğlu şunları söyledi:

“Filiz, gerçek bir karakter ve benim çok iyi yakından tanıdığım bir karakter. Şunu söyleyebilirim ki gerçek Filiz’i kimse bu kadar güzel oynayamazdı. Ceydacım senaryoya çok katkıda bulundun keşke Filiz ile tanışma fırsatın olsaydı. Filiz dünya ile bir türlü barışık olmayan, kendi ile barışık olmayan ve tüm dünyayı, tüm insanları yönetmek isteyen, kendi doğrularını ısrarla direten ve bu yüzdende hayat yorgunu bir kadındı. Hep mutsuz, hep doyumsuz aynı dizideki gibi Filiz, kendini tanıdı gerçeklerle tanıştı sonra rahmetli oldu. Vefat etmeden önce kendi gerçeklerini gördükçe pamuk gibi bir kadın oldu. Bunu çok güzel ekrana getirdin, seni kutluyorum. Geçmişte yaşanan sevgisiz ve özensiz hayatlar bize mutluluğu unutturuyor. Kişinin geçmişine geri dönüp baktığımızda mutluluk nedir bilmiyorlar ve şu cümlelerle karşılaşıyorum ‘Annemle mutlu bir anımı hatırlamıyorum’ veya ‘Doğduğum büyüdüğüm evde mutlu, huzurlu bir anımı hatırlamıyorum.’ Tanımadığı bir şeyi yaşayamıyor insan.”

“İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ZOR”

Ceyda Düvenci’nin “Mutluluk nedir?” sorusuna Gülseren Budayıcıoğlu, “Somut bir örnekle anlatayım; üzerindeki elbise çok güzel ve vitrine baktığımda aynısından kendime alıp giyiyorum, aynısını alırsam aynısını giyersem mutlu olurum diye düşünüyoruz ama o elbise sende durduğu gibi bende durmayabilir. Bunu nasıl anlayacağız kendimizi bilerek mesela bu tür ilişkilerde sen rahat edemezsin, böyle bir meslekle sen rahat olamazsın gibi bir çok örnek verebiliriz. İnsanın öncelikle kendini çok iyi tanıması gerekiyor. İnsanın kendini tanıması çok zor. Kendimizle yüzleşmek çok zordur, kimse mükemmel değildir. Ben mesleğimle bu ülkenin bir sürü insanını tanıdım. Bizim ailelerimiz bizi üretiyor, biz üretilmiş olarak o aileden çıkıyoruz. İnsanlar dünyaya iyi ya da kötü olarak gelmez. Çocuk iyinin ne olduğunu bilmez. Bizi severek, saygı göstererek, özen göstererek doğruyu yanlışı onlarla öğreneceğiz. Bir katil o evlerde yetişiyor, şiddete eğilimli çok insan var evlerde yetişiyolar ve bu öğrenilerek geliştirme ile olan bir şey. Bizim her birimizin çok iyi yanları olabilir ama çok kötü yanları da olabilir.” yanıtını verdi.

Ceyda Düvenci’nin “İnsan kendisini nasıl tanır?” sorsusuna Gülseren Budayıcıoğlu şu yanıtı verdi:

“Ben şöyle özellikleri olan ben bunu sevsemde sevmesemde böyleyim fakat ben böyleyim, herkes beni kabul etsin gibi cümleler var. Olduğum gibiyim böyle kabul etsin cümlelerini ben ince noktalar olarak görüyorum. Ben şuralarda iyi değilim, buralarda insanlarla ilişkimde problem var ya da ben çok fazla iyiyim kendimi düşünmüyorum başkalarının üstüne çok düşüyorum. Sadece ben nasıl biriyimle yetinmemiz lazım; ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, ben kendime nasıl bir hayat yaşatıyorum. Bizim diğer canlılardan önemli bir farkımız var; kendimizle ilgili karar alabiliyoruz. Kendimizi tanırsak kendimize uygun kararlar alırız. Kendimize uygun ortamlar seçeriz ve buralarda geliştirebiliriz. Bizi daha huzurlu, daha mutlu ve hayatla kendimizle barışık hale getirebiliriz.”

“HER İNSANIN İÇİNDE FİLİZ VAR”

Ceyda Düvenci’nin “Sakla Beni Filiz’den yola çıkarak şu soruyu soracağım, Filiz’in insanlara eziyetini gördük, lafını esirgemiyor, kimseye özel alan tanımıyor, herkese karışıyor, kızını seviyor mu sevmiyor mu belli değil, herkesi hiçe sayan bir kadın. Yolda bile bana diyorlardı niye bu kadar sert bir karakter ve sizin de hikayeleriniz niye bu kadar sert?” sorusuna Gülseren Budayıcıoğlu şu yanıtı verdi:

“Biz belki bir tık abarttık karakteri, karakteri iyi tanımlayabilmek için zaman zaman bizim onu abartmamız gerekiyor. Her insanın içinde Filiz var. Ben hep böyle yapmıyorum ama arada bir yapıyorum ama niye yapıyorum ekranda size bunu anlatıyoruz. Sevgisizlik, özensizlik sesini duyuramamadır. Görünmeyen kadınlar mevzusunu çok önemsiyorum, böyle bir kitabımda var çünkü görülme arzusu evrenseldir. Biz istiyoruz ki biri bizi görsün, saygı duysun ama karşısında biz de aynı şekilde yapalım.”

Yorum yapın

vozol 20000 vozol 10000 vozol neon 10000 vozol 12000 vozol 12000 vozol 10000 vozol vozol timeisworth.com
casino casino siteleri